18 Kasım 2013 Pazartesi

AŞURE GÜNÜ

AŞURE GÜNÜ
Bir yerde çok kültürlülük varsa, bu kültürlülük eşit şartlarda yaşatılıyorsa, orada dirlik ve düzenlik vardır. Her kes yaşamından hoşnuttur. Aşurede bildiğiniz gibi değişik gıdalardan oluşur, pek çok kişide sever ve onu zevkle yer…
Muharrem ayı bir çok iyiliklere vesile olmuşken ehlibeytin felaketi olmuştur ,Hz Hüseyinin 10 muharremde şehit edilmesi islamın içine fitnenin girmesi islamiyete EMEVİ İSLAMIN  hakim olması İslam dünyasında bir çok karışıklığa neden olmuş bu karmaşa günümüzde bile devam ediyor.Sünni inanca göre 10 muharremde aşure pişmesi  ve aşurenin bir bayram havasında geçmesi gerekir diyor bazı suni alimler
 Alevi inancına göre muharrem orucu 12 gündür 12 imam adına  3 günde masumu paklar yani kerbelada şehit olanlar için tutulur toplamda 15 gündür Alevilikte aşura yas havası içinde geçer çünki bu ay ehlibeytin felaketi olmuştur.Bu ayda oruç sonunda kurbanlar kesilir ,kuran okunur aşura cemleri yapılır
Konumuza dönersek, Aşure için değişik görüşler öne sürülür:
 1) Hz. Nuh, gemisini yapar, her canlıdan birer çift alır. Her yiyecekten de yeteri kadar gemi anbarına doldurur ve denize açılır. Bildiğiniz gibi, uzun-fırtınalı bir yolculuktan sonra, Ağrı dağın eteğine varır. Fırtına diner ama ambarda yiyecekler bitmiştir. Torbaların dibinde kalanlar bir kazana konur, bununla bir çorba yapılır ve insanlara dağıtılır. Çeşitli gıdaları içerisinde barındıran çorbaya Aşure denir.

2) Bazılarına göre: Kışta her şey biter. Kıştan kurtulmanın, bolluğa ermenin anısına yapılan bir çorbadır.
 3) Bir çok kişiye göre ve Tiyatrocu-Yazar Ali Haydar Celasun’a göre ise: “Aşure Mozaik tatlının adıdır. Çok kültürlülüğü içerir.
 Dersimlisi balını,
Erzincanlısı hediğini,
 Malatyalısı kaysısını,
Çorumlusu nohutunu,
 Aydınlısı incirini,
Anteplisi fıstığını,
Maraşlısı narını,
Adıyamanlısı dutunu,
doğusu batısı, nesi varsa koymuş kardeşlik kazanına,
suyunu koymuş Şırnaklısı
 ateşini yakmış Diyarbakırlısı,
kepçesini vermiş Mutlusu
 ve kaynamış çorbası Anadolu-Mezopotamya ocağında, çıkmış ortaya Aşure”.

 Aşure, Sunnisinde, Şafisinde, Yezidinde, Ermenisinde, Alevisinde, Rumunda, Yahudisinde, velhasıl dinlisinde, dinsizinde kutsal tatlı oluvermiş.

ALEVİLİKTE AŞURE DAHA KUTSALDIR. Bazıları Aşureyi pişirip dağıtmadı mı kendi kişiliğinde Alevilikten bir şey eksildiği inancına kapılır, “HIZIR BİZDEN YÜZ ÇEVİRDİ “ derler.
Alevilikte, Aşure pişen eve dirlik düzenlik uğrar, hastalık ve kem gözler zail olur inancı çok güçlüdür.

"ŞEHRULLAHİ'L-MUHARREM" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
Müslümanlar arasında aşure denen çorbanın pişirilip gelen misafire ikramı komşulara dağıtılması geleneği komşuluk ilişkilerini geliştirme , hayır işlemek, hediyeleşmek, gönül almak toplumsal birlikteliği devam ettirmek için güzel bir vesile olmuştur

TRAKYA DA İNANIŞA GÖRE;aşure tenceresinin kapağı 1,5 yasini şerif okunarak dua ile açılır.
Kapak içine birikmiş buhar ile parmak ıslatılır,
 ev halkının gözlerine göz kapaklarına göz altlarına göz içlerine gelen kısımlara “besmele” ile hafifçe şifa niyetiyle sürülür.

Aşure nin anlamını bilip ihlas la yemek kişiye şifa verir.
Besin değeri yüksek olan aşurenin bir pozisyonun da yaklaşık 500-600 kalori bulunmaktadır.Az miktarda malzemenin pişirilmesine rağmen çok bereketli olan aşurenin bu özelliğini pişirince ;
“aşure can a can katar  pişirince bir köye yeter”
Alevilikte Aşure barışın, komşuculuğun, birlik ve beraberliğin, ağız tadının sevginin kadir kiymet bilmenin çorbasıdır…
 Şu anda aşure günün bize verdiği feyzle bu mübarek günleri yaşıyoruz. Halkımız için en önemli günlerdendir, aşure günleri. Çünkü aşure gününün hem dini boyutu, hemde toplumsal boyutu vardır. Hepimiz dinimiz aşısından aşure gününde meydana gelen olayları tekrar tekrar hatırlar,  oruç tutar, 40 farklı türün biraraya gelmesiyle aşure yapıp akraba ve komşularımıza dağıtır, toplumsal bir maneviyat havası saçarız bu mübarek günlerde.

 PEKİ AMA AŞURE GÜNÜNÜN ÖNEMİ NERDEN GELMEKTEDİR, NEDEN AŞURE DAĞITILMAKTADIR?
 Birçoğumuz aşure gününde Kerbela Olayı’nın gerçekleştirdiğini biliyoruz. Peki ama geçmişte acaba aşure gününe denk gelen zaman dilimlerinde başka önemli olaylar olmuş mudur acaba? İşte  size aşure günüyle alakalı aradığınız bütün soruların cevabını bulabileceğiniz bir yazı:

AŞURE GÜNÜ VE GECESİ NEDİR? NE ANLAMA GELİR?
Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür.Alevilikte muharremin 12. Günü aşure çorbası pişer ve 12 çeşit besinden oluşur

 Muharrem ayı, Kur’an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir. Muharremin birinci günü oruç tutmak, o senenin tamamını oruç tutmak gibi faziletlidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.) [Müslim]
Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul etmiştir.

Hazret-i Âdem’in tevbesinin kabul olması,
Hazret-i Nuh’un tufandan kurtulması,
 Hazret-i Yunus’un balığın karnından çıkması,
 Hazret-i İbrahim’in ateşte yanmaması,
 Hazret-i İdris’in canlı olarak göğe çıkarılması,
 Hazret-i Yakub’un, oğlu Hazret-i Yusuf’a kavuşması,
 Hazret-i Yusuf’un kuyudan çıkması,
Hazret-i Eyyüb’ün hastalıktan kurtulması,
Hazret-i Musa’nın Kızıl denizi geçmesi,
 Hazret-i İsa’nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Aşure günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi.
 O gün Nuh ve yanındakiler, Allahü teâlâya şükür için oruçlu idiler.
 Hayvanlar da hiç bir şey yememişti.
 Allahü teâlâ denizi, beni İsrail için, aşure günü yardı.
 Yine Aşure günü Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tevbesini kabul etti
. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.) [Taberani]

Öteden beri Kureyş de, Resulullah da Aşure günü oruç tutardı. Medine’ye gelince de yine o gün oruç tuttu ve tutulmasını emretti. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud)
Medine’de aşure günü oruç tutan Peygamber efendimiz, Yahudilerin de oruç tuttuklarını gördü. (Niye oruç tutuyorsunuz?) diye sordu. Onlar da, (Allah’ın İsrail oğullarını düşmanından kurtardığı bir gündür, Musa bu günde oruç tuttuğu için) dediler. Resulullah efendimiz de, Müslümanların bugün oruç tutmalarının sebebini anlatmak için, (Ben Musa aleyhisselama sizden daha layıkım) buyurdu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud)
 CELAL ABBAS GİTME FIRATA .KERBELAYA AĞIT


AŞURE GÜNÜNDE  YAPILACAK İŞLER:
1- Aşure günü oruç tutmak sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur.) [Müslim, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani]
(Aşure günü oruç tutan o yıl tutamadığı [nafile] oruçlarının sevabına kavuşur.) [Deylemi]
(Aşure günü bir gün önce, bir gün sonra da tutarak Yahudilere muhalefet edin.) [İ.Ahmed]
(Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehidler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.) [Şir’a]
[Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutmalı!]
Peygamber efendimiz bir gün öğleye doğru buyurdu ki:
(Herkese duyurun! Bugün bir şey yiyen, akşama kadar yemesin, oruçlu gibi dursun! Bir şey yemeyen de oruç tutsun! Çünkü bugün Aşure günüdür.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]
Peygamber efendimiz, bugün bir hurmayı mübarek ağzında ıslatıp çocukların ağzına verirdi. Çocuklar, Resulullahın mucizesi olarak akşama kadar bir şey yiyip içmezlerdi. Bugün bazı hayvanların bile bir şey yemediği bildirilmiştir. Bir avcı, Aşure günü, bir geyik yakaladı. Geyik, yavrularını emzirip akşamdan sonra dönmek üzere, avcının izin vermesi için, Resulullah efendimizden, şefaat istedi. Avcı, geyiğin akşama kalmadan hemen gelmesini isteyince, geyik, (Bugün Aşure günüdür. Bugünün hürmetine yavrularımızı emzirmeyiz. Onun için akşamdan sonra gelmek için izin istedim) dedi. Bunu duyan avcı, geyiği Resulullaha hediye etti. O da, geyiği serbest bıraktı.

2- Sıla-i rahim yapmalı. Yani akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, (Sıla-i rahmi terk eden, Aşure günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)
3- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer) buyuruldu. Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun bir kitap, [mesela İslam Ahlakı veya Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye] okumalıdır. Ayrıca Kur’an-ı kerim okumalı, kazası olan kaza namazı kılmalı. (Şir’a)
4- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud dağı kadar sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)
(Bugün aşure ibadet) diye aşure pişirmek günahtır. Aşurenin bugüne mahsus ibadet olmadığını bilerek, bugün aşure veya başka tatlı yapmak günah olmaz, sevap olur. Bu inceliği iyi anlamalı. Tedavi niyetiyle sürme çeken bugün de sürmelenebilir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü ismidle sürmelenen, göz ağrısı görmez) buyuruldu. (Hakim)
5- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)
6- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur) buyuruldu. (Beyheki)
7- Gusletmeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir) buyuruldu. (Şir’a)
[Bu sevaplar, itikadı düzgün olan, namaz kılan ve haramlardan kaçan mümin içindir. Bunlara riayet etmeyen kimse, Aşure günü, bir değil, defalarca gusletse, günahları affolmaz.]
Hazret-i Hüseyin, 10 Muharremde şehid edildi. O yüce imamın şehid edilmesi, elbette bütün müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Hazret-i Hamza’nın şehid edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat, Peygamber efendimiz, Hazret-i Hamza’nın şehid edildiği günün yıldönümlerinde matem [yas] tutmadı. Matem tutmayı da emretmedi. Matem yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Matem tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.) [Müslim]
(İki şey vardır ki, insanı küfre sürükler. Birincisi, birinin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktır.) [Müslim]


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.