ALEVİLİKTE
CEMLER
Aleviliği bütün yönleri ile anlamak, Cem ibadetini
anlamaktan geçer.
Kelime anlamı
olarak 'Cem', birleşme, birlik olma, bir araya gelme demektir. Cem'de yapılan her hareketin, her sözün inançsal,
kültürel, toplumsal sembolik anlamları vardır.
Cem; özgürlük, eşitlik, ibadet ve sevgi yeridir. Hizmet ve
sohbet muhabbet yeridir. Kul-Köle, efendi-beyin olmadığı, eşit ve hür canların
buluştuğu yerdir. Af, şefaat, rıza meydanıdır Cem. Edep ve erkân yeridir.
Cem'in inançsal kaynağı, Kırklar-Cem’idir. Hz. Ali bu yolu kurduğu zaman
kendine eşlik eden kadınlı erkekli 40 kişi ile birlikte ilk kez bu cemi
gerçekleştirdi. O günden bu yana Aleviler, bu kırkların cemini sürmektedir.
Cem yalnızca bir ibadet değil, aynı zamanda bir okul, bir
sınav olarak da görülebilir. Alevi inancının ve yaşamının minyatür bir
örneğidir Cem. Çünkü her Alevi insanı hayatının kutsallığına bağlı kalarak
yaşamakla sorumlu olduğundan, aslında yaşamın her anını bir ibadet olarak
görür. Yapılan herhangi bir hata, diğer dinlerin çoğunda olduğu gibi ölümden
sonra yapılacak yargılamaya bırakılmadan, hayatta iken telafi edilmelidir. Af
veya rıza Haktan önce gönlü kırılmış veya hakkı çiğnenmiş canlardan dilenir.
Vicdan her
Alevi için en büyük mahkeme olarak kabul edilir.
CEM'DE ASIL
AMAÇ toplumsal sorunları çözmek,
Alevi kültürünü ve ibadetini bilmeyenlere hatırlatmak, öğretmek
bilmeyen genç kuşaklara öğretmek,
bu öğretiye ters düşecek şekilde yaşayanları toplum huzurunda
sorgulamaktır.
Cem'e kadın-erkek,
yaşlı-genç ayrımı yapılmaksızın herkes katılabilir.
Dedenin yönetiminde
ve bağlama eşliğinde ciddi bir sohbet ortamı içinde ibadet yapılır. Toplumsal
ilişkileri sağlamlaştırmak, kin ve düşmanlığı ortadan kaldırmak, Cem'e
katılanları barışa kardeşliğe yöneltmek için yüz yüze, cemal cemale oturulur.
Akıllarda kalması için gönül temizliği, saygı, gerçekler
konusunda uyanma, ortak ve eşit paylaşım, düzen gibi Alevilikteki en önemli
unsurlar, 12 hizmet sahipleri tarafından sembolik olarak büyük bir titizlik
içinde yerine getirilir. Bu işlerin çoğunda Cem'e katılan canların da katılımı
sağlanır.
Duvara değil cemale, "Didar-i pak" olarak ifade edilen temiz insan
yüzüne bakmak, varlıkların en kutsalı kabul edilen insanları ve bu şekilde
kendini tanımak, yaradılışın ve hayatın anlamını kavramak, insanı kutsal
görmek, Alevilerde ibadetin esasını oluşturur. Bu anlayışla Aleviler; "Secde ademedir", "Hak ademedir" fikrinden hareketle
insanı ve insan sevgisini dinin esası haline getirmişlerdir.

Alevi-Bektasi düşüncesinin ibadet yorumu hakkında Edip Harabi şöyle der:
Zühd-ü riya ile olan ibadet
Hatadır Hz. Settar'a karşı
Böyle namaz ile olamaz ümmet
Hiç kimse Ahmet-i Muhtar'a karşı
Tarikatsiz mü'min olamaz kimse
Nur'u nübüvvetle dolamaz kimse
Hakk'ı, Peygamber'i bulamaz kimse
Yatıp kalkmak ile duvara karşı
Allah gözlerine çekmis bir perde
Yok dersin Allah'ı gökde ve yerde
Gösterelim gelde gör Hakk'ı nerde
Secde eyleyesin Didar'a karşı

CEMİN BAŞLAMASI
Cem'de Hizmet sıralaması
Cemde ki sıralama şöyledir;
1) Dede Ceme girer ayakta (darda) olan cemaata dar duası verir.
2) Sohbet eder. (Aydınlatıcı konuşmalar yapar.)
3) Dede cemaattan razılık ister. Sorunlar varsa çözer. (Küskünleri, dargınları
barıştır.)
4) Edeb erkâna dâvet eder.
5) Sâlat ve selam verilir.
6) On iki hizmet görev deyişi okunur. (zakir)
7) On iki hizmet sahiplerine dede toplu Dua verir.
8) Post serilir ve dual arı verilir.
9) Tezâkkâr hizmetleri ve duaları verilir.
10) Çerağ uyandırılır ve duaları verilir. Alevilikte
çerağ uyndırma yani mum yakma olayı aleviliği hazmedemeyen kişiler MUM SÖNDÜ iftirası
atarak karalamaktadır,12 hizmetten biri olarak var olan çerağ yakma aleviliğin ilk yıllarında elektriğin olmadığı
yıllarda aydınlatma amaçlı olarak duayla
başlamıştır birinci neden budur,ikinci
neden ise çerağ yani mum güneşi temsil
eder kırklar semahı dönen canlar ise Dünyayı temsil eder . Hacı Bektaşı veli
bunu ne güzel izah etmiştir bütün alem semah döner bir çerağ bir kandil etrafında der .
Kızılbaşlık alevilik te mum söndürme iftirası Emeviler
zamanında başlamış Osmanlının alevi kızılbaşlara bakış açısının değişmesi ile
doruğa çıkmıştır .Cemde hizmetlerden biride
bekçilik bekçiler cem evinin
dışında dururlar cem evine her hangi bir saldırı olup olmadığını
gözetler.Alevilere yoğun zulüm yıllardında cem evlerine sık sık baskın
yapılırdı ,bir tehlike olduğu zaman bekçiler hemen cem erenlerine haber verilir
o zamanın aydınlatma aracı mum
söndürülür ev karanlık hale getirilirki baskın yapılmasın diye .Bu olayı
Osmanlı zamanında bazı kişiler aleviler mum söndü yapıyorlar diye padişaha
iletmişler ve padişahta olayın aslını araştırdıktan sonra hiçte öyle olmadığını görür ve bir dahada
fazla üstüne gitmez.Osmanlı seciye defterlerinde ve mahkeme kayıtlarda hiç bir zaman bununla ilgili her hangi bir karar ve kayıta rastlanmamıştır
Alevi Kızılbaşlık
ibadetinde mum ile semah Şah İsmail ile
Kalender Çelebi'nin mülakatlarında da vardır, ikisi bir mum yakarak semaha
kalkmışlar, mum sönesiye kadar (o zamanki mumların patates misali yamru yumru
olduğu ve yaklaşık iki saat kadar yandığı bilinmektedir) vecd halinde dönmüşler
ve sonra bitap düşmüşler.,Mum etrafında semah dönmek islami tasavvuf ehlinin
çoğunda vardır ,buna örnek olarak Mevlananın kurmuş olduğu mevlevilikte olduğu
gibi bir çok yerde vardır.

11) Süpürgeci hizmeti
ve duaları verilir
12) Gözcü hizmeti ve duası.
13) Tevbe duası ve Nad-ı Ali (Hadis) okunur.
14) Secde (gülbang) duası
15) Duvazimam okunur
16) Secde duası
17) Tevhid edilir
18) Secde duası
19) Tevhit edilir.
20) Secde duası
21) Mir'aclama okunur ve kırklar semahı yapılır.
22) İstek semahları yapılır.
23) Saki suyu dağıtılır ve duaları verilir.
24) Mersiyeler okunur.
25) Secde duası
26) Süpürge (Farraş) hizmeti ve duaları verilir.
27) Lokma hizmeti ve duaları yapılır.
28) Çerağ söndürülür.
29) Post kaldırılır.
30) On iki hizmet yapanların toplu duası verilir.
31) Dağılma (Gidene - Durana) duası verilir.
Cem bitirilmiş olur.
Cem başlamadan, Cem'i yöneten dede veya baba orada bulunan
tüm canların içinde birbirine dargın veya birbirleri ile sorunu olan kişilerien
olup olmadığını sorar.
Dargınlar sorunlarına çare bulunarak barıştırılır.
Herhangi bir sebepten aralarında anlaşmazlık bulunanların
anlaşmaları sağlanır.
Cem'in yapılabilmesi için bu şarttır.
Çünkü Cem, bir sevgi ortamıdır.
Kişisel ve toplumsal
barış sağlanmadan, temeli insan sevgisi olan bir ibadetin göstermelik olarak
yapılmasının anlamı yoktur.
Ancak bundan sonra 12
hizmetli Cem'i başlatmak üzere sırayla ortaya gelir.
Meydan kötülüklerden arındırılır, gönül
abdesti alınır, dede varsa nasihatlarını ve şikayetlerini topluma açıklar,
deyişler okunur, semahlar dönülür, canların getirdiği lokmalar, eşit olarak
paylaştırılıp, herkesin rızası alındığı dede tarafından onaylandıktan sonra
yenir. Tüm hizmetler yerine getirildikten sonra gülbengler okunur, Cem dede
tarafından mühürlenir yani bitirilir.
Bu aşamadan sonra isteyen oradan ayrılır, isteyen yapılacak
sohbetler için kalır. Gerçekleşmesi umut edilen, Cem'e katılan canların
toplumsal problemlerini halletmiş, kendi değerlerinin, çevresindekilerin
kutsallığının, hayatın manasının farkına varmış olarak huzur içinde evlerine
dönmesidir.
Cem ibadetine, gönlü ve ten temiz gelinir. Takı takılmaz. Canlarla paylaşmak
için evde olandan üstü kapalı şekilde lokma, oturacak (post) minder getirilir.
Rahat elbise giyinilir. ihtiyaçtan fazla kurban kesilmez. Yenilen içilen ve diğer
giderler için önceden veya cem günü gönülden lokma payı verilir. Cem'den önce,
isteyen Dedeyle görüşebilir. Bunun dışında Cem'de Eden, erkâna (ortama) uymak
önemlidir. Cem ibadetinin birçok çeşidi vardır, bunlardan başlıcaları
şunlardır:
BİRLİK CEMİ
Halkın birlik ve beraberliğini sağlamak, kaynaştırmak,
müsaip edinmelerini sağlamak için yapılır. Çocukların ve yetişkinlerin
birlikte katıldığı, aynı zamanda eğitim
amaçlı cemlerdir.
GÖRGÜ CEMİ
Alevi, İslam özünü dört kapı kırk makamda bularak, "eline-diline-beline"
kuralıyla "görgü cemi"nde mürşidin talibine "dar gel, doğru
söyle!" diyerek, alacağını alıp, vereceğini verip, talibin mürşidin
görgüsünden geçtikten sonra, Allah huzurunda, Hz. Hüseyin yolunda aklanmasıdır.
Alevi eşitlik, kardeşlik, demokrasi, laiklik demiştir.
Alevilik, bin defa mazlum olsan bir defa zalim
olma demiştir.
Alevilik engin bir sevgi denizidir.
"Sudan duru, sütten beyazdır". Alevilik Ali’yi sevmektir. Ali
dürüsttü, mertti, cömertti, yoksulun yanındaydı. Haksızın yanında değildi.
Böylece, Aleviler bu nitelikleri taşımayanları, görgüsünden ceminden
uzaklaştırmıştır.
Alevilik başka şeydir, Alevi olmak başka şeydir.
Aleviliğin ön koşulları, Allah-Muhammed-Ali sevgisi
ilkesine inanıp, Kuranıkerim'e canı gönülden bağlı olmak, görgü cemine girip
alacağını alıp, vereceğini vermektir.
Önemli olan bir husus, Oniki İmam ve Ehlibeyt
yolu olan cemine girmeye hak kazanılmasıdır.
Nazlı, niyazlı
olacaksın; kötü alışkanlıklara sahipsen, ceme gelemezsin.
Nedir bu kötü alışkanlıklar: Alevilikte, insana
zarar verecek herşey yanlış olduğu gibi, insanlığa topluma yakışmayan herşey de
suç kabul edilir. Suç işlediği düşünülen kişi, görgüden geçerek yaptığı suçun
şekline göre cezalanır. Ancak yapılan suç insana karşı yapılmışsa, mutlaka razılık
alınarak, barıştırılıp, niyazlaştırılır.
Görgüde yolun almayacağı önemli suçlarda vardır. Bunlar; adam
öldürmek, haksız yere karısını boşamak, kocasını terk etmek, zina yapmak, ikrar
bozmaktır. Bunlar suçtur, yola alınmaz. Yol cezası verilir.
Dede geldiğinde, cem ehlileri dedenin geldiğini duyunca dede ile beraber müsait
bir yerde, varsa cemevinde toplanırlar. Aynı gece görgü cemi yapılacağını
öğrendikten sonra, o gün kendi aralarında köylerinde ne gibi davaların olduğunu
ve durumunu soruştururlar, öğrenirler. Akşam görgüye hazırlanmak üzere, dede
tarafından müsaade edilir.
Önce cemimiz cennetimiz olduğuna göre, herkes genel yıkanma temizliğinden
geçer. Görgü yapılmadan lokma yenilmez. Evden çıkmadan önce, önce ev halkı
birbiri ile niyazlaşır, büyükler küçüklerin gözlerini, küçükler büyüklerin
ellerini öper.
Cemevine girerken gelen canların hepsi kapının sağ tarafını Hz. Hüseyin’e sol
tarafını Hz. İmam Hasan’a atfen niyaz verir.
Yalnız eşiğe de niyaz
vermek gerekir. Medet-Mürvet (Medet ve Mürvet, Hz. Ali ile Hz. Fatma'nın
çocuklarıdır, şehit olmuşlardır) niyazıdır, sağ el parmaklarıyla niyaz verilir.
Ceme gelindiğinde, önce "malım, canım, Hz. Hüseyin yoluna kurban
olsun!" dercesine, meydanda secdeye
kapanarak ikrar verilir ve bütün ev halkı niyaz verip, duaya dururlar. Bilirse
ev büyüğü, bilmezse ev halkından bilenin birisi, bu da yoksa cemde bulunan
rehber şu duayı okur:
"Esselametü Alahkûm Ey Nur-i Tarikat erenleri
Esselametü Alahkûm Ey Nur-i Marifet erenleri
Esselametü Alahkûm Ey Nur-i Hakikat erenleri"
ARDINDAN DEDE ŞU DUAYI OKUR: "–Akşamlarınız
hayır ola! Şerleriniz def ola! Görgü sorgularımızda erenler yardım ede!
Allah-Muhammed-Ali bu güzellikten ayırmaya! Gerçeğe Hü», Mümine ya Ali!"
Gelen canlar tekrar duaya kalkar, dede
şu duayı okur: "–Nazınızı niyazınızı hak kabul eyleye! Görgü cemimiz
hak hukuk cemi ola! Allah-Muhammed-Ali gele, yardım eyleye! Gerçeğe Hü», mümine
ya Ali!"
Ceme gelen tüm canlar, aynı edep-erkân yolu takip ederek cemde rehberin
gösterdiği yere oturup, iki diz üzerine geldikten sonra, önce dede, sonra
canlar, "Hü» erenler, hoş geldiniz!" dercesine sağ elini göğsünün
üzerine koyar.
Dede cemin görgü cemi olduğunu ve görgü
ceminin de ne olduğunu anlattıktan sonra, zakir üç düvaz okur. Dede
zakirden sonra dua eder; ardından Selman-ı Pâk görevini yapan görevliler el
yıkamak şekliyle dürüstlüğü temizliği doğruluğu sembolize eden görevlerini
bittikten sonra, hizmet başlar.
ÖNCE DEDE: "–Akşam birliğini
toparladık, bir gönül bir vücut olduk" der; hizmet sahipleri seccadeyi
serer, Oniki İmam'a dua eder. Peşinden, Allah-Muhammed-Ali'yi içeren yakarış
duasını, hacet dilek duasını okur. "–Erenler malımız kurban, canımız
kurban olarak görgüye başlıyoruz" der. Cemde bulunan tüm canlar niyaz
verir (yani yemin eder) görgü neticesine kadar Oniki Hizmet Cemi yapılıp, lokma
yenilemez.
Dede oturmuş olduğu dede postunu, dedenin mesuliyetinin ne olduğunu, Ali
adaletinin geçerliliğini anlattıktan sonra, muhip canların yapacakları
görevleri kendilerine hatırlatır, göreve başlar. Önce dürüstlüğüne inanılan
kişilerden dedeye yardımcı olmak için, Oniki İmamları temsilen oniki can
seçilir. Bunlara onikiler ve köy
sofuları denir. Onlar, görgüyü dedeyle beraber yürütür. Seçilen sofulara,
doğru dürüst hareket edeceklerine dair cemde komşular huzurunda yemin
ettirilir. Bunların verecekleri kadar, kesindir kimse itiraz edemez. Yapılan
isteklerde yapılan alacaklar, vereceklerde mutlaka şahit istenilir şahit de
doğru söyleyeceğine yemin eder.
Musahip olanlar her ikisi beraber tüm ev halkı, yalın ayak "Dar-ı Mansur" olarak, seccadeye
niyaz veren meydanda yaş itibarı ile safa geçer. Her can, niyaz veya el öperek
sıraya geçer. Görgüye gelip safa geçtikten sonra,
MUSAHİP OLAN CANLARDAN BİRİSİ ŞU DUAYI OKUR: "–Elhemdir
illah gene geldik, Erenler meydanına. El bağlayıp durduk pir divanına. Yol
Ali’nin Mansur dar'ım, Eyvallah pirim!"
DEDE, "–Aşk ola sofu
yola!" der ve
ŞU
DUAYI OKUR: "–Hakk teâla cesedine can verdi, kalbine ilham verdi.
Geçtiğin Mansur dar'ı, gördüğün Hakk didar. Ne gördün ne işittin ey
talip?"
TALİP: "–Hakk gördüm,
Hakk işittim. Ev gördüm, meydana geçtim. Allah Allah eyvallah ya pirim..."
DEDE: "–Eyvallahın daim olsun!
Bünyen kayım olsun! İkrarın tamamına yoldaş olsun! Döktüğünü doldur,
ağlattığını güldür! Dil ver, baş kaldır, doğru söyle!"
TALİP: "–Eyvallah
pirim" der. Seccadeye niyaz verip iki diz üzerine oturarak, dedenin
anlattığı sözleri haklar: "–Eyvallah!"
DEDE: "–Pir, Rehber, Mürşid
kapıları hak mı?" diye sorar;
TALİP: "–Hak
pirim" deyip seccadeye niyaz eder.
DEDE: "–Oniki gün Muharrem
orucu, yedi gün veya (üç gün) Hızır İlyas orucu Medet-Mürvet 48 Perşembe orucu
Hak mıdır?" diye sorar; talip, "–Eyvallah pirim" der, niyaz
eyler:
TALİP"–Canımı,
malımı bu yola kurban, hakkı olan hakkını istesin!" der.
DEDE: "–Canlar, bu can Hakk divanında görülüp soruluyor.
Canını malını yola teslim etti. İsteklisi var mı, eliyle koymadığını alır mı,
gözüyle görmediğini söyler mi, küfür söyleyip, kötü işler yapar mı?" diye
cemaate sorar.
Cemde bulunan canlara, önce seçilmiş onikiler yanı yol büyüğü sofulara; onlarda
iyidir veya davası varsa, söyleyip yol töresi icabı, alacağının isteğinde
bulunur. Dargınsa, barıştırılır. Dargın olarak, gönül kırgınlığı olarak
görgüden geçilmez.
Davanın şekline göre dede ile seçilen onikiler
gereken durumu halleder.
Bu karara uymak zorunluğu vardır. Uymazsa,
ceme gelemez. Kurban kesemez, kurbanı yenilmez!
Aynı görgü, tüm gelen taliplere uygulanır kadın-erkek ayrımı yapılmaz. Küfrü
ile ahlakı ile toplum uyumu ile insana olan saygısı incelenir. Alevilikte "kılı kırka ayrılıp
kimsenin hakkı kimsede kalmaz" sözü geçerlidir.
Kadın-erkek bağlılığı mutlaka pekiştirilmelidir. Önce ehiller bağlılığı çok
önemlidir. Annesine, babasına, kayınpederine vb. mutlak saygı göstermesi
lazımdır. Yoksa, gereken ceza verilir veya yoldan dışlanır.
Görgüden sonra
görülen canlar sırada bulunan canlarla niyazlaşır, duaya durulur. Tekrar yol
erkânı almak üzere diz çökerler.
DEDE DER Kİ: "–Hü» erenler,
mihracın mübarek olsun!" Cemaatte bulunan canlar da aynı buyrukta bulunur.
Ne demektir bu, ölmeden önce ölmek hakkını hukukunu bu dünyada vermek.
Hz. Hüseyin’in
dediği gibi, kul hakkı ile divana girilmez. Görgü hak sorgusuzdur. Görülmeden,
sorulmadan Alevilik olunmaz. Alevi olmanın en temel şartı yol ehli olmaktır.
Kişinin işliği önemlidir.
Görgüden sonra, rıza suyu içilir. Rıza suyu içilmeden önce,
DEDE "–Rıza suyu verilecek, kurbanı yenilecek küsülü
olarak rıza suyu içilip, kurban yenilmez!" der. Şayet görgü esnasında
dargın olanlar varsa ve barışılmazsa, dargın olanlar kendi haliyle söylerler,
barıştırılır.
Görülen canlar, hep beraberce kurban
alır. Buna "Birlik Kurbanı" denir. "–Ceme girdik
aklandık" diye Allah-Muhammed-Ali’ye dua edilir. Sazlar çalınır, muhabbet
etmeye, ceme girmeye hak kazanılır. Oniki hizmet, görgüden sonra yürütülür.
dualar
Rehber - Mursid
REHBER: Bismillah Bismisah Allah
Allah Erkanimiz mübarek ola, Kirklarin gittigi Erkandan sayila, Dualarimiz
makbul ola, Hizir yoldasiniz ola, Dil bizden Himmet Hz. Hakktan ola, Allah
Eyvallah. HÜÜ...
MÜRSÜD: Mürsüd gülbenk aldiktan sonra
Makamina niyaz olur ve yerine oturur ve tüm Hizmet sahiplerine gülbenk verir.
MÜRSÜD: Bismillah Bismisah Allah Allah Erkanimiz mübarek ola, Kirklarin
gittigi erkandan ola, Hak Muhammed Ali gözcümüz bekcimiz ola, özü katarindan
ayirmaya, Hizmetleriniz kabul niyazlariniz makbul ola, dil bizden Himmet Hz.
Hizirdan ola, Allah eyvallah Hüü...
BRIKCII: Bismillah Bismisah Allah
Allah: Hayir Himmet Pirim Destur
MÜRSiD: Bismillah Bismisah Allah
Allah Hizmetlerin kabul ola, Seyidi ibriktar Kamber Hz. lerinin hizmetinden
sayila, Allah Eyvallah Hüüü...
MÜRSiD: Baris yaparak küskün dargin
varmi yokmu sorar ve alacak verecek varsa hal olunur.
Baris Gülbengi
Baris Gülbengi
MÜRSiD: Bismillah Bismisah Allah
Allah Aksamlariniz hayir ola, Günahlariniz af ola, Cenabi Hak birlikten
dirlikten ayirmaya, her an pir, Mürsid huzurunda yüzünüz ak imaniniz pak
ola,dariniz Imam Hüseyin?i Kerbela?nin dari sayila, Sefaatindan mahrum
birakmaya, dil bizden nefes Hz. Pirden ola. Allah Eyvallah Hüü...
CEMiN MÜHÜRLENMESi
SÜPÜRGECI: Bismillah Bismisah Allah
Allah Selman-i Parsta vekaleten üc baci idik,güruhu naci idik, Kirklarin
ceminde süpürgeci idik. Süpürgeci Selman, kör olsun Mervan zuhur ede Mehdi sahibi
zaman, Allah Eyvallah Hüü...
MÜRSiD: Bismillah Bismisah Allah
Allah Sayila Selman Mülki Süleyman, kör olsun Mervan, yetise Mehdi sahibi zaman
Hizmetin kabul ola, Seman-i Pak yardimcin ola, ALLAH Eyvallah Hüü...
İRŞAD CEMİ
İrşad Cemi kısaca yeni yetişen kız
ve erkek gençlerimizi eğiten, yolun kurallarını gösteren, Cem'de nasıl
davranacaklarını bildiren, duaları öğreten, insanların birbirleri ile nasıl
kaynaşacağını sağlayan, dinler ve inançlar hakkında bilgilendirme yapan bir
Cem'dir.
KOLDAN KOPMA CEMİ
Koldan Kopma Cem'i, Alevilikte Halk
mahkemesinin işlediği,
toplum içinde sosyal
sorunların karara bağlandığı,
toplumsal suç işleyenlerin müşkillerinin görülüp
giderildiği,
daha bir çok konuyu kapsayan bir Cem biçimidir.
Bu Cem'de tüm
ihtilafları Dede, Pir veya Mürşid yöre halkının çoğunluğunun da katıldığı
kararı uygular. Verilen karar herkes için geçerlidir.
MÜSAHİPLİK CEMİ
Alevi Cemleri’nin içerisinde Müsahiplik Cemi önemli bir yer tutmaktadır. Alevilik güçlü ahlak sistemine dayanan,
eşitlik ilkesini, paylaşımı ve sosyal adaleti kendi bünyesinde barındıran
bir inanç biçimidir.
“İnsan-ı kâmil”olmaya yönelik yoğun çaba ve çalışma içine
girer. Aileleri birbirleri ile kaynaştırıp dayanışmayı sağlayan bir humanizmaya
sahiptir. İşte bunun adı insanın insanla
Müsahip olmasıdır. Yani birbiriyle ilke birliği, yaşam birliği ve daha da
ileriye giderek kardeşlik anlaşmasının müsahiplik vesilesiyle ikrarlaşmasıdır.
Alevilik’de Müsahip olmadan önce belli olgunluk aşamaları vardır.
LOKMA CEMİ
Lokma Cemi, kulun kula razılık
Cem'idir.
Bir nevi helallaşma
Cem'idir.
Bir gönül alma Cem'idir.
Adak Kurbanları,
Adak yemekleri bu
Cem'de yapılır.
Anadolu’nun bazı yörelerinde Lokma Cem'i, diğer bazı yörelerden de Dardan indirme
Cem'i olarak anılmaktadır.
DARDAN İNDİRMDE CEMİ
Dardan indirme, anne, baba veya bir yakının Hakk’a
yürümesiyle ilgilidir. Baba, Anne veya bir yakın akrabası Hakk’a yürüyen
kişi, ilk üçüncü günü bir yemek verir. Yedinci ve Kırkıncı günü tekrar
bir yemek verilir. Bu her üç yemek bir gelenektir. Ancak dardan indirme
Cem'inin amacı değişiktir. Bu Cem'in belli bir günü yoktur. Ama aynı yıl içinde
yapılması da bir görev sayılır.
Ölen kişi için Alevilikte daha çok
“Hakk’a yürüdü” deyimi kullanılır. Hakk’a yürüyen kişinin tüm tanıdıkları,
alış veriş ilişkisi olduğu kimseler, çevrede tanıdığı akraba ve arkadaşları
çağrılarak hem halkın huzurunda, hem de Dede’nin huzurunda razılık alınır.
Borcu varsa ödenir.
Alacağı varsa alınarak yakınına teslim edilir. Sağlığında
gücendirdiği kimseler varsa onların razılığı alınır. Kurallar yerine
getirildikten sonra yemekler yenilir. Dualar ve gülbenkler okunarak kişiye
razılık verilmiş olunulur.
ABDAL MUSA CEMİ
Abdal Musa Ceminde kural olarak bir yola alınma veya görgü amacı yoktur.
Özellikle Ege ve
Akdeniz yöresinde adına Tahtacı ve Çepni dediğimiz boylarda Perşembe’yi Cuma’ya
bağlayan gecelerde adak kurbanları gibi konularla ilgili Cem düzenlenir.
Bu Cemler’de köy
halkı biraraya toplanır. Dargınlar, küsler barışır, komşular birbirlerine lokma
verirler.
Anadolu’nun değişik merkezlerinde de her yılın belli günlerinde törenler
düzenlenmektedir. Bunların en bilinenleri şu şekildedir:
Hacı Bektaşı Veli
Törenleri,
Abdal Musa Törenleri (Antalya),
Veli Baba Törenleri (Isparta),
Hamza Baba Törenleri
(İzmir),
Şücaettin
Veli(Eskişehir) Törenleri,
Pir Sultan Törenleri (Sivas),
Hıdır Abdal Törenleri (Erzincan).
Bu törenlere yüzbinlerce insan katılmakta ve adeta bir
festival havası içerisinde kutlanmaktadırlar.
Cemde
12 Hizmet
Dede (Pir,
Mürşid)
|
: Cemi
yönetir
|
Rehber
|
: Görgüsü
yapılanlara ve Cem'e katılanlara yardımcı olur
|
Gözcü
|
: Cemde
düzeni ve sükuneti sağlar. Birden fazla olabilir.
|
Süpürgeci
(Ferraş)
|
: Meydanı
kirden, kötülükten temizler, gerekirse rehbere yardımcı olur
|
Çerağcı
(Delilci)
|
: Çerağın
yakılarak meydanın aydınlatılmasını saglar
|
Zakir (Aşık)
|
: Saz
eşliğinde deyiş, Duaz-i İmam ve miraçlama okur
|
Sakkacı
(Saki, İbriktar)
|
: Sakka,
Şerbet ve el suyu dağıtır
|
Lokmacı
(Sofracı)
|
: Kurban ve
yemek işlerine bakar
|
Pervane
(Semahçı)
|
: Semah döner
|
Peyik
(Haberci)
|
: Topluma
Cemi haber verir
|
İznikci
|
: Cemevinin
temizliğinden ve düzeninden sorumludur
|
Bekçi
(Kapıcı)
|
: Ceme
katılanların evlerinin güvenliğini sağlar
|
http://www.alevifuaf.com/index.php?p=cheats&action=showcheat&area=1&plattform=4&id=28&name=alevilikte-cem