CÖREGİ BÜYÜK ĶÖYÜ(ŞEYH KÖYÜ) VE TEKKESİ
coregibuyuk tekkesi
pir havend dergahı
Pir Havend Dergâhı, tarihî kayıtlarda Çöreğibüyük Tekkesi (veya Çöreğibüyük Camii / Darü'l-Hayr Medresesi) olarak bilinen, Tokat'ın Niksar ilçesinde yer alan 12. yüzyıl sonu veya 13. yüzyıl başlarına ait kadim bir zavidir. [1, 2, 3, 4]
Tarihçe ve Özellikler
• Kuruluş Dönemi: 12. yüzyılın ikinci yarısı veya 13. yüzyılın başlarında Şeyh Pir Havend tarafından Tokat yöresinde kurulmuştur. [1]
• Evliya Çelebi Kaydı: Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Niksar ve Tokat bölgesindeki Bektaşi tekkeleri arasında en meşhurlarından biri olarak anılır. [1, 2]
• Mimari Yapı: Taç kapısı üzerindeki süslemeleri ve mimari özellikleri nedeniyle 14. yüzyıl İlhanlı / Selçuklu dönemi izleri taşır. Halk arasında kapısındaki çöreğe benzeyen madalyonlardan ötürü "Çöreğibüyük" adını almıştır.
Tarihi ve Özellikleri
• Kuruluş Dönemi: 12. yüzyılın ikinci yarısı veya 13. yüzyılın başlarında Şeyh Pir Havend tarafından kurulmuştur. [1]
• Bağlantısı: Şeyh Pir Havend'in Hacı Bektaş Veli'nin bağlılarından biri olduğu, torunlarının ise Bektaşilik tarikatının önemli isimleri arasında yer aldığı bilinmektedir. [1]
• Osmanlı Kayıtları: Evliya Çelebi’nin Seyahatname'sinde Tokat'taki Bektaşi tekkeleri arasında sayılmıştır. 1453-1839 yılları arasındaki Osmanlı şer'iye sicillerinde ve vakfiyelerinde zâviye ile ilgili malikâne gelirleri ve kayıtlar yer alır. [1]
• Çöreğibüyük Türbesi: Tarihi zâviyenin bulunduğu alanda günümüzde Çöreğibüyük Köyü Türbesi yer almaktadır. 19. yüzyıla ait arşiv çizimlerinde ve görsellerinde yörenin önemli beyaz yapılı ve mezarlıklı merkezi olarak resmedilmiştir.
Tokat Amerikan koleji kurucusu misyoner ressam Lennep tarafından çizilmiş görsel esas alınarak renklendirme yapılmıştır. Resmin orjinali alttaki twitimizdedir. Lennep'in Küçük Asya'nın az bilinen yerlerine ‘seyahat’ adlı eserinde Tekke ile alakalı aşağıdaki ifade yer almaktadır. “Doğuya doğru yaklaşık 3 mil mesafede kuzeydoğu ve güneybatı yönünde uzanan bir dağ bu yönde vadiyi kapatıyor. Bu dağın etekleri yakınında uzak mesafelerden görülebilen beyaz bir yapı bulunuyor. Burası etrafında bir ağaçlık ve bir mezarlığın bulunduğu bir tekkedir, yani Kızılbaşların ibadet yeridir. Bazı ermişlerin kalıntıları üzerine dikildiği söylenen iki türbe bulunmaktadır. Tekkenin yanında refah içinde bir köy olan Omala bulunmaktadır. Bu bölgedeki toprak çok verimlidir ve aşağıda vadide iki yeni köy kurulmaktadır. Bunlardan biri Karakaya'dır, diğerine henüz bir isim verilmemiştir.”
Çöreğibüyük Köyü
Şeyh Pir Havend'in medfun olduğu Şeyh köyünün ismi, yukarıda Pir Havend Zâviyesi Vakfı'na yapılan müdahaleler başlığı altında özetlenen belgelerden görülece-ği üzere bazen Çöreğibüyük olarak ifade edilmiştir. 1485 yılına ait 19 numaralı Tapu Tahrir Defteri'nde Pir Havend'in "Çöreğibüyük” diye tanındığı belirtilmiştir (BOA. TD 19: 523, 507). Günümüzde ise Şeyh köyü ismi unutularak Şeyh Pir Havend'in diğer adı "Çöreğibüyük” köy adı olarak kullanılmaktadır. Şeyh Pir Havend ya da Çö-reğibüyük Zâviyesi ve Türbesi Tokat merkeze bağlı ve Tokat kent merkezinin kuzey doğusundaki Çöreğibüyük köyünün kuzeyinde, bugün mezarlık olarak kullanılan bölgede yer almaktadır. Günümüzde yapının sadece türbe kısmı
TURBENIN KITABESI
ayakta kalabilmiş-tir. Yukarıda Şeyh Pir Havend'in kimliği başlığı altında belirtildiği üzere, türbenin giriş kapısı üzerindeki Arapça iki satırlık kitabeden yapının 857/1453 tarihinde Pir Havend'in oğlu Muhammed'in oğlu Pir Havend tarafından yaptırıldığı anlaşılmak-tadır.
Türbe, yöredeki XV. yüzyıl türbeleriyle benzer plan ve mimari özellikler yansı-tır (Gündoğdu vd, 2006: 161). Yapı, genel olarak kaba yontma taş ve tuğladan inşa edilmiştir. Güney cephe içinde bulunan mihrapta ise kısmen alçı kabartma bulunur. Duvarlarda kaba yontma taş, örtü ve kemerlerde tuğla, köşelerde ise düzgün kesme taş kullanılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının merkezi, basık sivri kemerler üzerine oturan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe, dışarıya sekizgen kasnak ve piramidal külah formunda yansımaktadır. Yapı, kuzeye ve güneye yarım beşik tonozlarla genişletil-miştir. Türbenin içi, güney ve batı cephesinin ortasında bulunan yarım dairevi ke-merli iki pencere ile aydınlatılmıştır. İçeride ortada iki mermer sanduka bulunmak-tadır (Eravşar, 2004: 107-108; Gündoğdu vd, 2006: 161). 2013 yılında yapılan son onarımda¹º mermer sandukalar değiştirilmiş, türbenin beden duvarları kireç harçlı bir sıva ile kaplanmıştır. T
Tokat merkeze bağlı Çöreğibüyük köyü ile Çöreğibüyük Tekkesi ve Türbesi'nin Niksar şehir merkezindeki Çöreğibüyük Camisi ile bağlantısı olup olmadığı hususu-na gelince, isim benzerliği dışında bir yakınlık söz konusu değildir. Niksar'daki Çöre-ğibüyük Camisi, Danişmendliler ya da Selçuklular zamanında Darülhayr (Hayırevi) adıyla inşa edilen zâviye, medrese ve nihayet günümüzde cami olarak kullanılan bir yapıdır (Şahin, 1999: 53-54). Bu yapıya Çöreğibüyük denilmesinin sebebi, kapısı-nın üst kısmının iki tarafında daire şeklinde çiçek motifinin bulunmasıdır (Uzunçar-şılı, 1927: 72).
TOKAT ŞEYH PİR HAVEND ZAVİYESİ VAKFI 1453-1839 VE ÇÖREĞİBÜYÜK KÖYÜ TÜRBESİ
Şeyh Pir Havend muhtemelen 12’inci yüzyılın ikinci yarısı ya da 13. yüzyılın başlarında Tokat kazasının Komanat nahiyesine bağlı Şeyh köyünde bir zâviye kurmuştur. Aynı kazanın Komanat ve Kafirni nahiyelerine bağlı üç köy ve bir mezranın malikâne gelirlerini bu zâviyeye vakfetmiştir. Zâviye vakfı ile ilgili ulusal arşivlerimizde ve Tokat Şer‘iye Sicillerinde bazı kayıtlara ulaşılmıştır. Ancak Şeyh Pir Havend’in kimliği hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Evliya Çelebi, Seyahatname isimli eserinde Tokat’taki Bektaşî tekkelerini sayarken Şeyh Pir Havend Zâviyesi’ni de bunlar arasında zikretmiştir. Bu bilgiden hareketle Şeyh Pir Havend’in Hacı Bektaş Veli’nin bağlılarından birisi ve torunlarının ise Bektaşî tarikatı müntesibi olduğunu kabul edebiliriz. Sanat tarihçileri günümüzde hala mevcut olan ve Tokat’ın merkez köylerinden Çöreğibüyük’te bulunan Şeyh Pir Havend Türbesi üzerine bazı değerlendirmeler yapmışlardır. Anadolu’daki Bektaşi tekkeleri ve türbeleri ilgili bir makale çalışmasında Şeyh Pir Havend Zâviyesi hakkında çok kısa bilgi verilmiştir. Bu zaviye ile yanında tesis edilmiş olan türbenin yeniden bütün yönleriyle ele alınması kültür tarihimiz açısından yararlı olacaktır. Ayrıca bu inceleme Tokat’ın dini ve sosyo-kültürel tarihini aydınlatmaya katkı sağlayacaktır. Bu makalede yeni arşiv belgeleri yardımı ile geçmişte önemli bir Bektaşi zâviyesi olan Şeyh Pir Havend Zâviyesi ile halen mevcut olan Çöreğibüyük Türbesi bir bütün olarak ele alınmıştır. Şeyh Pir Havend Zâviyesi’nin vakıf akarlarının günümüzde kalmadığı ve kurulduğu Şeyh köyü ya da Çöreğibüyük köyünde hala Bektaşi kültürünün devam etmekte olduğu tespit edilmiştir.
Şeyh Pir Havend muhtemelen 12’inci yüzyılın ikinci yarısı ya da 13. yüzyılın başlarında Tokat kazasının Komanat nahiyesine bağlı Şeyh köyünde bir zâviye kurmuştur. Aynı kazanın Komanat ve Kafirni nahiyelerine bağlı üç köy ve bir mezranın malikâne gelirlerini bu zâviyeye vakfetmiştir. Zâviye vakfı ile ilgili ulusal arşivlerimizde ve Tokat Şer‘iye Sicillerinde bazı kayıtlara ulaşılmıştır. Ancak Şeyh Pir Havend’in kimliği hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Evliya Çelebi, Seyahatname isimli eserinde Tokat’taki Bektaşî tekkelerini sayarken Şeyh Pir Havend Zâviyesi’ni de bunlar arasında zikretmiştir. Bu bilgiden hareketle Şeyh Pir Havend’in Hacı Bektaş Veli’nin bağlılarından birisi ve torunlarının ise Bektaşî tarikatı müntesibi olduğunu kabul edebiliriz. Sanat tarihçileri günümüzde hala mevcut olan ve Tokat’ın merkez köylerinden Çöreğibüyük’te bulunan Şeyh Pir Havend Türbesi üzerine bazı değerlendirmeler yapmışlardır. Anadolu’daki Bektaşi tekkeleri ve türbeleri ilgili bir makale çalışmasında Şeyh Pir Havend Zâviyesi hakkında çok kısa bilgi verilmiştir. Bu zaviye ile yanında tesis edilmiş olan türbenin yeniden bütün yönleriyle ele alınması kültür tarihimiz açısından yararlı olacaktır. Ayrıca bu inceleme Tokat’ın dini ve sosyo-kültürel tarihini aydınlatmaya katkı sağlayacaktır. Bu makalede yeni arşiv belgeleri yardımı ile geçmişte önemli bir Bektaşi zâviyesi olan Şeyh Pir Havend Zâviyesi ile halen mevcut olan Çöreğibüyük Türbesi bir bütün olarak ele alınmıştır. Şeyh Pir Havend Zâviyesi’nin vakıf akarlarının günümüzde kalmadığı ve kurulduğu Şeyh köyü ya da Çöreğibüyük köyünde hala Bektaşi kültürünün devam etmekte olduğu tespit edilmiştir
Şeyh Pir Havend'in Kimliği
Şeyh Pir Havend'in kimliği hakkında kaynaklarda yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak bazı belgelerdeki sınırlı bilgiye dayalı olarak onun kimliği hakkında genel bir değerlendirme yapılabilir. Pir Havend ile ilgili ilk kayıt, günümüzde Tokat merke-ze bağlı Çöreğibüyük köyünde bulunan türbenin giriş kapısının üstündeki kitabede mevcuttur. İki satırlık kitabe, nesih hattıyla Arapça olarak yazılmıştır. Kitabenin hafif transkripsiyonu şöyledir:
1-Bena hazihi't-türbete el-merhûm Pîr Havend kaddese Allahu sırrehu b.[bin=oğlu]
2- Pir Muhammed b. Pîr Havend fi Zilhicceti sene sebʻate hamsîn ve semânemi'e.
Bu metnin tercümesi şu şekildedir: Bu türbeyi Pir Havend oğlu Muhammed'in oğlu merhum Pir Havend (Allah sırrını mukaddes kılsın) hicri 857 senesinin Zilhic-ce ayının ilk gününde (3 Aralık 1453) bina etmiştir.
Kitabenin metninden Pir Havend'in torunu Pir Havend'in türbeyi 3 Aralık 1453 tarihinde tamamlattığı, kitabenin onun vefatından sonra yazıldığı anlaşılmaktadır. Yine kitabenin metninden dede Pir Havend'in 1350-1400 yılları arasında yaşadığı, torun Pir Havend'in ise 1453'ten sonra vefat ettiği tahmin edilebilir.
Pir Havend ve záviyesi ile ilgili bir diğer kayıt, 1455 tarihli 2 numaralı Sivas eyaleti Mufassal Tapu Tahrir Defteri'nde yer almaktadır. Bu defterde, Tokat kazasının Komanat nahiyesine bağlı Şeyh köyü ile bu köye tabi Sitaruz mezrası ve yine aynı kazanın Kafirni nahiyesine bağlı Kıruk köyü mâlikâne hisselerinin tamamen Pir Havend Záviyesi Vakfı'na ait olduğu yazılıdır (BOA. TD 2: 180, 639). Bu bilgi bize Pir Havend'in kendisine ait olan Tokat kazasında iki köy ve bir mezranın mâlikáne gelirlerini Şeyh köyündeki zâviyesine vakfettiğini göstermektedir. Osmanlı toprak idaresi ve vergi sisteminde "målikåne hissesi" uygulaması "mâlikâne-divânî sistemi"2 çerçevesinde gerçekleşmiştir. Pir Havend'in mâlikâne-divânî sisteminden istifade etmesi kendisinin Osmanlı öncesi dönemin yerel beylerinden ya da önde gelen tarikat şeyhlerinden biri olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
Pir Havend ve zâviyesi ile ilgili bir başka kayıt, 1485 tarihli 19 numaralı Mufassal Tapu Tahrir Defteri'nde yer almaktadır. Bu defterde, Tokat kazasının Komanat nahiyesine bağlı Şeyh köyü ile bu köye tabi Sitaruz mezrası ve yine aynı kazanın Kafirni nahiyesine bağlı Kevahlık ve Kıruk köyleri mâlikåne hisselerinin tamamen Pir Havend Zâviyesi Vakfına ait olduğu yazılıdır (BOA. TD 19: 495, 496, 523, 507). Bu kayıttan, zâviye vakfına 1455'deki akarlarından farklı olarak, 1485'te Kafirni nahiyesine bağlı Kevahlık köyü malikâne hissesinin de ilave edildiği görülmektedir. Kevahlık köyü malikâne hissesi, 1455 yılı Mufassal Defteri'nde Ali Dede Zâviyesi Vakfı adına kaydedilmiştir (BOA. TD 2: 637). 1455-1485 döneminde Kevahlık köyü malikâne gelirinin Pir Havend Zâviyesi Vakfı'na aktarılması, iki vakıf arasında yakın bir bağ olduğunu göstermektedir.
Yine 1485 tarihli 19 numaralı Mufassal Tapu Tahrir Defteri'nde, Şeyh köyü kaydı altında "Mâlikâne vakf-ı zâviye-i Pir Havend Ruhullah... el-aziz be-ciheti der tasarruf-ı Seyyid Hasan an evlåd-ı el-merhûm el-mezkûr" cümlesi yazılıdır. Bu cümle bize, söz konusu tarihte merhum Pir Havend'in zâviyesinde oğlu Hasan'ın şeyh (zâviyedar) olduğunu göstermektedir. Aynı defterde, Kevahlık ve Kıruk köyleri kayıtları altında ise "Mâlikåne vakf-ı záviye-i Pir Havend eş-şehir be-Çöreğibüyük der Komanat" açıklaması yer almaktadır (BOA. TD 19: 523, 507). Bu açıklamadan Pir Havend'in Çöreğibüyük olarak da tanındığı anlaşılmaktadır.
Sultan I. Ahmet zamanında Şeyh Recep Sivasî tarafından kaleme alınan Necmü'l-Hüda isimli eserde yer alan bir rivayete göre, büyük mutasavvıf Abdülkadir Ceylanî'nin şeyhi, Şeyh Ebu'l-Vefa el-Bağdadi, Anadolu'ya üç halife göndermiş ve bunlara "[b]indiğiniz hayvan nerede tevâkkuf eder, durursa, makamınız ve irşåd yeriniz orasıdır, orada kalınız" diye vasiyet etmiştir. Halifeler şeyhlerinin vasiyetlerini yerine getirmişlerdir. Bunlardan birisi, Şeyh Mehmed Perhevendî olup kabri Tokat civarında meşhur Çöreğibüyük Záviyesi'nin yakınındaki bir köydedir³. Bu rivayet dikkate alındığında Şeyh Mehmed Perhevendî'nin, Anadolu'daki bazı sosyal-dinî hareketlerde önemli rol oynayan Vefâiyye tarikatının kurucusu Şeyh Ebu'l-Vefa el-Bağdadî'nin (ö. 501/1107) (Ocak, 1994-10: 347-8) halifelerinden birisi ve Çöreğibüyük Záviyesi'nin banisi olduğu kabul edilebilir. Bu takdirde zâviye, 12. yüzyılın ikinci yarısı veya 13. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olabilir. Canan Parla ve Yelda Olcay Uçkan ise herhangi bir delil göstermeden Türkiye'nin Kültürel Mirası-I isimli kitapta zâviyeyi 13-14. yüzyıla tarihlemektedir (Parla-Uçkan, 2002, 190).
1657 yılında Tokat'a uğrayan Evliya Çelebi, seyahatnamesinde Tokat'taki zaviyeler hakkında bazı bilgiler vermiştir. Bu bilgilere göre, Tokat şehri ve çevresinde toplam 16 zaviye mevcut olup bunların yedisi Bektaşî tekkesidir. Bu Bektaşî zâviyelerinin isimleri şöyledir: Açıkbaş, Çöreğibüyük, Hıdırlık, Gıjgıj Dede Sultan, Sümbüllü Baba, Taşoluk ve Kösek Baba (Seyahatname, 2001-V: 33-34). Bu tekkeler içinde yer alan Çöreğibüyük Tekkesi, yukarıda açıklandığı üzere, Şeyh Pir Havend Záviyesi'ni ifade etmektedir.
Bektaşilik tarikatı Hacı Bektaş Veli'nin ismine izafe edilmiştir. Tarihi kayıtlara göre, Hacı Bektaş Veli Anadolu'ya gelmeden önce "Horasan Erenleri" diye bilinen Kalenderiye tarikatına bağlı kalmıştır. Cengiz istilası sebebiyle XIII. yüzyılda Anadolu'ya vuku bulan derviş göçleri sırasında Yesevi veya Haydarî dervişlerinden biri olarak, diğer Türkmen şeyhleri gibi, kendisine bağlı bir aşiretle Anadolu'ya gelmiştir (Ocak, 1996-14: 455). Anadolu'da Tâcü'l-årifin Seyyid Ebü'l-Vefå el-Bağdâdî'nin (ö. 501/1107) kurduğu Vefâiyye tarikatının Anadolu'daki şeyhi olan Baba İlyas-1 Horasanî'ye intisap ederek onun halifelerinden biri olmuştur (Ocak, 1996-14: 457). Hacı Bektaş, mürşidi Baba İlyas-ı Horasanî'nin 1239'da başlattığı isyanda öldürülmesinden sonra o zamanki adı Sulucakarahöyük olan Hacıbektaş'a gelerek burada kendi adına bir zâviye kurmuştur (Tanman, 1996-14: 459). Hacı
Kaynakça
• BOA. TD 2: 180, 637, 639; BOA. TD 19: 495, 496, 523, 507; BOA. TD 79: 54, 55, 86, 66; BOA. TD 387: 439, 440, 442; BOA. TD 287: 81, 162, 168.
• İbnü’l-Emin Evkaf Tasnifi BOA. İE. Evkaf 6819
• BOA. Cevdet Evkaf 511/25810 ve 134/6651; BOA. Cevdet Evkaf 436/22067.
• BOA. Vakfiyeler Tasnifi 23/11
• BOA. SAD 13: 5/2; BOA. SAD 23: 25/2; BOA. SAD 27: 116/3; BOA. SAD 29: 214/4.
• TKGM. TD 14: 161b, 162b, 213b, 216b; TKGM. TD 10: 59b.
• Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi (VGMA) Hurufat Defteri 569: 170
• Tokat Şer‘iye Sicili 53: 2-3/3, 63/2, 86/1, 140/2, 164/1.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.