sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2013 Pazar

CEVİZ BEYİN İLİŞKİSİ,CEVİZİN FAYDALARI



CEVİZ VE  BEYİN İLİŞKİSİ İnsan beyni ile yeşil kabuklu cevizin yapılarını incelersek tüylerimizi diken diken edecek bir gerçekle karşılaşırız..
Yeşil kabuk kafa derisine,
tahta kabuk kafatasımıza,
cevizin zarı beyin zarımıza
ve meyvesi beynimize benzeyen
bu yapının tüm meyveler arasında gümüş iyonu içeren tek meyve olmasıda beynimizle olan inanılmaz bağlanyıtı gözler önüne serer. Çünkü bu gümüş iyonuna ihtiyacı olan tek organ beyindir…
Minyatür beyin görünümündeki Ceviz beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını ihtiva eden tek meyvedir ve Asyada beyin gıdası olarak kabul edilir.
Ceviz; fosfor, kalsiyum, potasyum ve demir açısından zengin bir besin maddesidir.
Dolayısıyla zihin yorgunluğunu giderici, kemik ve dişleri güçlendiren, kas rahatlatıcı etkisi ve kansızlığa çözüm getiren bir besin kaynağı olarak oldukça önemlidir.
                                     

CEVİZİN FAYDALARI
Bir cevizi elinize alinca, en disinda bir yesil kabuk, sonra tahta bir yapi, daha sonra ince bir zar ve en icte de tartismasiz sekilde insan beynini hatirlatan beyaz bir yapiyla karsilasiriz. Ceviz, disindaki yesil kabugu ile kafa derisine, sert kabugu ile kafatasına, icindeki zari ile beyin zarina,asil meyvesi ile de beyin e benzeyen harika bir gidadir. Beynimizin kucultulmus bir modeli olan cevizin meyveler arasinda gumus iyonu ihtiva eden tek meyve olmasi elbette harikadir. Fakat bu gumus iyonuna, icra ettigi Elektronik vazife acisindan ihtiyac duyan tek organin beyin oldugunu soylersek, saniriz bu muhtesem benzerlik ve mukemmel yaratilis karsisinda tuylerimiz diken diken olmaktadir. I.T.U. mezunlari elektronik dergisinden alintidir. 
Not: Yas ne olursa olsun gunde 1-2 adet ceviz yemek beyin uzmanlari tarafindan israrla tavsiye edilmektedir. Ozellikle gelisme cagindaki cocuklar icin…. 
Cevizin mide, bagirsak, bobrek ve deri rahatsizliklari gibi bircok hastaliga iyi geldigini vurgulayan Prof. Dr. Karadeniz, "Cevizin sadece meyvesi degil, kabuklari ve yapraklari da bircok rahatsizlik icin kullanilmaktadir" dedi. 
Cevizin kanda zararli kolesterolun birikmesini onledigini, 
yuksek kolesterolu dusurdugunu ifade eden Karadeniz, 
"Ceviz, damar tikanikligi ve seker hastaliginin tedavisinde kullanilmaktadir. 
Mide gazini giderir. 
Grip ve nezleye iyi gelir. 
öksurugu keser.
 Sindirim sistemi bozuklugunu giderir. 
Ceviz, vucudu soguktan korumak icin de yenir.
 Yorgunlugu ve bitkinligi 
giderir. 
Zehirlenmelere ve zehre karsi etkilidir.
 Zindelesmeyi saglar" diye konustu. 
Karadeniz, cevizin yapraklarindan elde edilen juglon Maddesinin eczacilikta kan temizleyici ve kuvvet verici olarak kullanildigini kaydederek, soyle devam etti: 
"Seker hastalari ceviz yapragini kaynatip icmelidir. 
CEVİZ YAPRAĞI VE KABUKLARI
Ceviz yapragi ve kabuklari kaynatilip Balla karistirilarak çay yapıldığında kansizliga iyi gelmekte,
 bu cay kani temizlemekte, kalbi guclendirmekte,
 ishali ve dizanteriyi kesmekte, 
sinir sistemini guclendirmektedir. 
Ceviz meyvesi cocuklarin gelismesini hizlandirmaktadir. 
Ceviz beyin icin gerekli olan gumus iyonlarini ihtiva ettiginden, bebekten yasliya kadar herkes icin ideal bir meyvedir

                                                         

22 Kasım 2013 Cuma

SAKIZIN FAYDALARI VE ZARARLARI


SAKIZIN FAYDALARI VE ZARARLARI
Çoğumuzun her gün en az 1 tane çiğnediği sakızın ne faydaları var bir bilseniz!
İŞTE SAKIZIN İNSAN HAYATINA FAYDALARI.
Birçok tüketici şekersiz sakız çiğnemenin diş çürüklerini önlediğini ve nefesi ferahlattığını biliyor.
Ama yeni araştırmalar gösteriyor ki sakız kilo kontrolünde de yardımcı olarak kullanılabilir,
odaklanmayı, uyanıklığı ve konsantrasyonu artırır ve hayatın günlük stresini azaltır. İşte sakızın yararları.

1-Kilo kontrolüne yardımcı olur:
 Sakız pratik, ucuz ve düşük kalorilidir. Şekerli bir sakız yaklaşık 5 -10 kaloridir. Şekersiz olanlar da tercih edilebilir. Sakız, atıştırmayı engellemek ve kalori alımını azaltmak için harika bir yoldur. İştahı azaltır: Sakız çiğnemek iştah kontrolü sağlamaya yardımcıdır. Appetite iştah dergisinde 2007 yılında yayımlanmış çalışma gösteriyor ki öğleden sonra yapılan atıştırma öncesi sakız çiğnemek, açlığı ve kalori alımını azaltmaya yardımcı oluyor.Öğünde daha az yemeye sebep olur: Yapılan bir çalışmada akşamüstü ara öğününden önceki üç saatlik bir zaman diliminde bir saat aralıklarla 15 dakika sakız çiğneyen yetişkinler, sakız çiğnemeyenlere göre ara öğünlerinde 36 kalori daha az yedikleri gözlenmiştir.

Sakızın şekersiz ya da normal olması ise bir şey fark ettirmiyor ve her ikisi de az yemeye yardımcı oluyor. Atıştırma olarak seçenek olabilir: Sakız çiğnemek düşük kalorili olduğu gibi, yüksek kalorili atıştırmaların yerine de geçebilir. Özellikle, 140 kalorilik 1 veya 2 parça çikolatalı kurabiye yerine 2 parça 20 kalorilik sakız çiğneyerek, 120 kalori kazanç sağlayabilirsiniz.Kalori harcatır:

Mayo Clinic Uzmanları yaptıkları bir deneyde, sakız çiğnemenin saatte 11 kalori yakımını sağladığını hesaplamışlardır..
2- Konsantrasyonu artırır ve stresi hafifletir:
Konsantrasyonu arttırmanın ve gerginliğinizi hafifletmenin basit yollarını arıyorsanız, Sakız çiğnemek en kolay yollardan biri olacaktır. Çalışmalara göre sakız çiğnemek uyanıklığı ve konsantrasyonu arttırıyor ve hayatın günlük stresini azaltıcı yönde etki gösteriyor...
3-Dikkat dağınıklığı ve kas hareketi
Dikkat dağınıklığına kas hareketinin neden olup olmadığını doğrulamak için de araştırmacılar, katılımcılardan sakız çiğnerken masaya parmaklarıyla hızlı hızlı vurmalarını istedi ve aynı etkiyi tespit etti..
 4-Hafızaya iyi geliyor
Daha önce yapılan araştırmalar, sakız çiğnemenin hafıza iyi gelebileceğini göstermişti.

Olumlu etkilerin nedeni "açık olmasa" da, bazı araştırmacılar, çiğnemenin beyindeki kan dolaşımını iyileştirdiğini, bazıları tadın hafızada olumlu rol oynadığını belirtmişti.
5-Beyne giden kanı artırıyor:
 Birçok sporcu ve koçları oyun sırasında sakin kalabilmek ve gerginliği azaltmak için sakız çiğnemeyi tercih etmektedir.

Aynı zamanda bazı öğretmenler de okullarda sakız çiğneme kuralının değiştirilmesini ve çocukların sınav sırasında sakız çiğnemesinin onların uyanıklığını ve konsantrasyonunu daha iyi sağlayacağını savunmaktadır.
Son yapılan araştırmalarsa sakız çiğnemenin, damarlardan beyne giden kan akımını yüzde 25 oranında artırdığını gösteriyor.
 6-öğrenme ,akılda tutma,bilgiye erişme yeteneği
Appetite iştah dergisinde 2002 yılında yayımlanmış bir başka çalışma gösteriyor ki sakız çiğnemek bireylerin öğrenme, akılda tutma ve bilgiye erişme yeteneğini de artırıyor. Ağız ve diş sağlığını destekliyor:
7-Nefesi ferah tutuyor
Sakız çiğnemenin, nefesimizi ferah tutmaya yardımcı olduğu herkes tarafından bilinmektedir.
 Bunun yanında vücuttaki en güçlü savunma mekanizması olan tükürük salgısını da artırır. Bu nedenle gün içinde sakız çiğnemek iyi bir seçenek olacaktır.

8-Şekersiz sakız daha faydalı
Şekersiz sakız, ağız sağlığını birçok yönden destekler. Plaklarının ve çürüklerin oluşumunu önler, diş minesinde mineral bozukluklarını onarır, diş lekelerinin oluşumunu önler, olanları azaltır.


SAKIZIN ZARARLARI


Çocuk yaşlarda kazanılan ve olgunluk çağına gelene dek vazgeçilmesi zor olan alışkanlıklarımızdan bir tanesidir sakız çiğnemek.
 Eski zamanlarda, herhangi bir zararı olmayan sakızın günümüzde içerisinde bulunan birtakım katkı maddeleri sebebiyle oldukça ciddi zararlara yol açılabileceğı uzmanlar tarafından araştırılmış ve kanıtlanmıştır.
Sakızın zararlarının yol açtığı rahatsızlıklar, tedavisi mümkün olan rahatsızlıklardır ancak bu gibi durumlarda sakız kullanımının bırakılması gerekmektedir.
Gündelik yaşantımızda fark edilemese de, sakız 10 kişiden 7′sinin çantasında, çalışma masasında, ceplerinde, arabasında bulunan rahatlatıcı bir alışkanlıktır. Kimi kişiler ise, sigaranın zararlarına karşı açtığı savaşta, silah olarak sakızı tercih ederler. Sigarayı bırakmak için, sakızın zararlarından habersiz sakız kullanımını sıklaştırırlar. Maalesef ki bu da yanlış bir tercihtir.
Peki nedir sakızın zararları ? Böylesine masum görülen sakızın içerisinde ne olabilir ki insan vücudunu ve sağlığını tehdite düşürecek?
Sakızın içerisindeki maddeleri tanımlayarak sakız çiğnemenin zararlarını hep birlikte gözden geçirelim..
1-Çoğu sakızın içerisinde bulunan sorbitol isimli tatlandırıcı madde, ince bağırsak tarafından çok zor emilimi olan bir maddedir. Eşdeğerde rahatsızlıkları olan iki bayan üzerine kurulmuş bir araştırmada ki bu rahatsızlıkların başında aşırı kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı ve diyare bulunmaktadır. Araştırmanın sonucunda bu iki bayanda da bünyelerinde bulunan sorbitol isimli maddenin rahatsızlığa sebep olduğu tespit edilmiştir. Araştırmayı daha da detaylandırırsak iki bayanında sakız bağımlısı olduğu ortaya çıkmış ve sakız çiğnemenin zararlı bir alışkanlık olduğunu kanıtlamıştır.
 Peki sakızın zararları bu kadar mı ?
Kesinlikle değil.. Sadece sorbitol bulunmuyor sakızın içerisinde, diğer maddelere de kısaca değineceğiz.
2-Aspartam ; kansere yol açabilen tatlandırıcı madde. İnsan üzerinde etkileri, baş dönmesi , kısırlık, adet düzensizliği, bulantı.. Aynı zamanda sadece sakızlarda değil diğer tüketim ürünlerinde de bu maddeden bulunmaktadır. Şekerleme ve çikolatalar gibi…
3-Sukraloz ; günümüzde en son çıkan tatlandırıcılardan biridir. Normal şekere oranla 600 kat daha etkili bir tatlandırıcı olarak bilinir. Kanserojen ağırlıklıdır.
4-Mannitol ; öldürücü derecede kalp krizlerine sebebiyet verebilir. Sistemi üzerinde tahribatlara yol açabilir.
5-Msg ; tatlandırıcı özelliği olmayan bu madde insanlar üzerinde bulunan tat alma duyusunu tetikler. Ve yediğimiz ürünlerin lezzetini arttıran bir özellik kazandırır. Kalpte ritim bozukluklarına, çarpıntıya, nörolojik rahatsızlıklara yol açabilmektedir.
Saymış olduğumuz bu maddeler, sadece en önemlileridir. Bunlara benzer daha birçok katkı maddeleri kullanılmakta ve biz tüketicilere sunularak beden sağlığımızı risk altına sokmaktadır.
Bu sebeple alışverişlerimizde, belkide çoğumuz yapmadığı bir alışkanlığı başlatmamız ve aldığımız besinlerin içerisindeki katkı maddelerini, ürünü almadan gözden geçirmemiz gerekmektedir.
Sakızın zararları bitmedi.. O da neymiş o kadar.. Daha neler.. Dediğinizi duyar gibiyiz. Ancak sakız çiğnemeyi seven çoğu kişiden birkaçı olarak sizlere bunları açıklamak ve araştırmakla yükümlü tutmaktayız kendimizi.
Sakız çiğnemenin zararları üzerinde durduk bir de SAKIZ YUTMAK VAR değil mi? Sakız yutmanın zararları çok daha ciddi boyutlarda rahatsızlıklara neden olabilir.
Özellikle çocuklar tarafından bu alışkanlığın kazanılması, mutlaka engellenmelidir. Çocuk sağlığı üzerine yapılan araştırmalar sonucu, hazırlanan bir makalede 3 ayrı vakaadan söz edilmektedir.
İlki 4,5 yaşında bir erkek çocuğu 2 yaşından beri kazanmış olduğu sakız çiğneme alışkanlığı, sonunda 7 adet sakızın birden arka arkaya yutmaya çalışması sonucunda, boğazında tıkanıklığa yol açtığı ve doktorların son anda müdahale ile ellerini boğazına sokarak temizleyebildiği can alıcı bir vakaadır.
İkincisi; 1,5 yaşındaki bir çocuğun, sakızın içerisine oyun yaparak paraları sarıp yutması sonucunda acil servise kaldırılmak zorunda kalan vakaadır.
Bir diğeri ise; yine 4 yaşında sakızı yiyerek tüketen ve zamanla midesinde farklı sakızlardan kütle oluşan ameliyatla kurtarılan farklı bir çocuktur.
Malesef tüm bu anlatılanlar sakızın gözümüzde oluşan sempatisini tamamen yok ediyor. Sakız çiğnemekte, sakızı yutmakta oldukça zararlıdır.
Son olarak sakızın geçmişten günümüze kadar tarihçesini araştırmanızı tavsiye ederiz. Bir zamanlar araba lastiği üretici bir firmanın yanlışlıkla bulduğu bir madde sonucunda, tatlandırıcılarla oluşturulan sakızın meydana çıkış şekli oldukça ilginçtir.
Sağlıklı günler dileriz.



17 Kasım 2013 Pazar

BAYAT YUMURTA NASIL ANLAŞILIR?


BAYAT YUMURTA NASIL ANLAŞILIR?
Yumurtanın taze olup olmadığını anlamak için kullanılan yöntemlerden biri
1- yumurtanın hava boşluğunu ölçmektir.
Yumurta bayatladıkça hava boşluğu artmaktadır.
Taze yumurtalarda hava boşluğu 4 mm, bayat yumurtalardaki hava boşluğu ise 12 mm nin üzerindedir.
Yumurtanın hava boşluğunu görebilmek için ışığa tutmak yeterlidir.

2-Yumurtanın ağırlığının ölçülmesi de bayatlığını ele veren bir diğer yöntemdir.
Yumurtalar bayatladıkça su kaybettikleri için hafiflemektedirler.
Yumurta ağırlığının 45 gramın altında olması durumunda yumurtanın bayatlığından şüphelenilmelidir.
Böyle bir yumurtanın bayat olup olmadığından kesin emin olmak için yumurtayı sallamak gerekir.
Eğer sallandığında içinden ses geliyorsa, yumurtanın sarısı ve beyazı büzüşmüş ve yumurta ciddi miktarda su kaybetmiş yani bayatlamış demektir.

3-Bir diğer yöntemde ise, 1 litre suyun içine yaklaşık 100 gram tuz ilave edilir.
Tuzlu suyun içerisine yumurtalar atılır. Suyun üzerinde yüzen yumurtanın bayat olduğu anlaşılır.
Ayrıca taze yumurta dikkatlice kırıldığında sarısı ortada parçalanmadan kalır.
 Beyazı ise düzgün bir şekilde etrafını çevreler.

 Oysa bayat yumurtanın sarısı kolay dağılır.

16 Kasım 2013 Cumartesi

HANGİ BESİNDE NE VAR NEYE YARAR?



 HANGİ BESİNDE NE VAR NEYE YARAR?
KİRAZ:kirazda kinik asit vardır böbrek taşını önler ,ayrıca levilöz şekeri vardır şeker hastalarına zararsızdır.
ANASON: İçinde anethol maddesi vardır koku vericidir
BADEM(acı badem):içinde pürik asit vardır,zehirdir hiçbir zaman yenmez fakat krem olarak ağrı kesici kramp giderici olarak kullanılır.
CEVİZ:İçinde gümüş iyonu vardır,beyin faaliyeti için gereklidir kalbe iyi gelir fazla yenirse kio yaptırır kalorisi yüksektir.
ÇÖREK OTU:nigellon ve alfa-pinen gibi eterli yağlariçerir  solunum borusunu  genişletir,anti oksidandır karaciğeri güçlendirir yemeklere katarak kullanılmalıdır tek başına kullanılırsa barsak tıkanmasın yol açabilir.
ENGİNAR:ciarin maddesi vardır safra kesesi ve böbreklerin dostudur.
ISPANAK:yüksek oranda folik asit içerir,gut hastalığı,safra ve böbrek taşına yatkın olanlar  içerdiği oksalattan dolayı dikkatli tüketmelidir.
SİYAH ÜZÜM:Kabuğundaki fitoaleksin bileşiklerinden resveretrol kanser tümörleri oluşumunu engeller beyaz üzüm yerine siyah üzüm tüketmek daha faydalıdır.
KARANFİL:Eugenol denen bir uyuşturucu içerir lokal anastezi etkisi vardır,özellikle  diş ve diş eti ağrısı çekenler karanfil çiğnerse bir süre agrıyı azaltır.
KETEN TOHUMU:omega-3 içerir kilolu kişiler damar hastalığı olanlar ,kalp rahatsızlığl olanlar özelliklede trigiliseridi düşürdüğü için çok faydalıdır yemeklerde nasıl tuz gerekli ise keten tohumunuda aynı kulllanma alışkanlığı edinilmelidir.
KİRAZ:Antosiyanin içerir.kinik asit vardır  ağrı kesici ve böbrek taşı oluşımunu engeller.